Sabah Sabah Seda, Petek, Lerzan

26 Aralık 2007 tarihinde gülnur tarafindan yazildi. 2 yorum

Bu sabah programlarına ölüp bitiyorum.İnsanın bünyesini ciddi anlamda sarsıyor :) Ya sinirden titriyorum,ya da gülmekten yerlerde yuvarlanıyorum.Zarar bunlar,bünyeye zarar..

Bir de hepsinin programa başlama ritüeli var.Karşıdaki kameraya değişik pozlar vererekten,popo sallayaraktan şarkı söyleyerek seyirci karşılama..Bakın yabancı kanallara..Sabah programlarının hangisinde böyle bir harikuladelik görebileceksiniz? :) Bunların hepsi bize özgü,bu kadınlar da bizden birileri..

Ha tek farkları var: Bizim gibi faturam var,kredi kartı borcum var demiyorlar,çünkü onlar ayda 200 ile 500bin YTL arası fiyatlara çalışıyorlar,hem de tek programdan..Ekstra "kıpırdamak" ya da "adım atmak" için de yine bir bu kadar ücret alıyorlar.Yani aylıkları trilyonlarla ölçülüyor…

Ölçülen birşey daha var:reytingler(!)..Bu saf,bizden biri olan kadın-cıklar da bu ölçümleri her hafta programlarında övüç kaynağı haline getirip "kaliteli" seyircilerinin "hoydaaa,haydaaa,amaneeey" diye alkış seremonisi yapıp sabah sabah popolarını daha dik bir konuma getirmelerine fırsat sunuyorlar.

Bu ölçümlerle ilgili birşeyler düşündüm de kendi kendime…Immm,acaba hastanelerde çalışan doktorlar "sabah sabah seda sayan" izliyor mudur?Peki avukatlar?Acaba bürolarındaki televizyonlarında sabahları "arım balım peteğim"i mi izliyorlar yoksa dava dosyalarına mı göz gezdiriyorlardır?Ya öğretmenler?Tenefüs aralarında öğretmenler odasındaki televizyonda "siz mutlu,lerzan mutlu" mu izleniyor,yoksa bomboş siyah bir ekrana mı bakılıyordur?Belki de televizyonları bile yoktur.Okullarına devlet ayda 500YTL bile veremiyor çünkü..500bin YTL alanları nasıl izlesinler?Zaten niye izlesinler?

Sabah bu programları kimler izliyor peki?Bizden biri olan o kadınların sevgili ev hanımı izleyicileri değil mi?Aslında tüm ev hanımlarına çamur atmayalım..Biraz böyle değişik ev hanımlarından söz ediyorum ben..Yaşam amaçları bu programlar ve evi olan hanımlardan..Sabahları çoluğu çocuğu erkenden okula gönderen,ardından kendisine kahvaltı hazırlayan,sonra pişireceği yemeği düşünen,yemek pişerken bu sabah programlarını dinleyen,piştikten sonra da koşa koşa tv başına giden,program bitene kadar çalan kapıyı duymayan,telefonu kaldırmayan,ağzı açık öööyle bakıp kalan,program bittikten sonra ise temizliğe başlayan baağyanlardan söz ediyorum..

İşte bu kadınlar sayesinde bu reytingler böyle..Şimdi yazımı okuyanlar lütfen kanalları şöyle bir gezsin,izleyecek başka birşey de yok artık sabahları..Ya dedikodu-magazin programları ya da sabah "şekerleri"…Tabiki reyting ölçümlerinde ön sıralarda olacaklar…

Peki bu bağyanların prime-time’da yayınlanan dizileri neden tutmuyor da 2-3 bölümün ardından yayından kaldırılıyor?

Sanırım ne demek istediğim anlaşıldı? ;)

 

İşte bu programların bünyeye verdiği zararlardan nasibini almış bir izleyicinin hali :) :

Türkiye TV’nin Başından Kalkmıyor!

21 Aralık 2007 tarihinde gülnur tarafindan yazildi. 0 yorum

RTÜK’ün son verilerine göre sabahın kör vakitleri dediğimiz 02.00-07.00 arasında bile 2,5 milyon kişi ekran başında!Amerikalılar’dan  sonra en çok televizyon izleyen millet olduğumuzu hatırlatmak istiyorum.Fakat bu rakam,yakın bir zamanda,televizyon izleyebilmek için günü 30 saate bile çıkarabileceğimizin işaretçisi :) Ki bu verilere Digitürk,D-Smart’ta izlenen kanallar eklenmiyor.Sadece kablolu tv…Yani sonuç daha da anormal aslında..Bir de reyting ölçen kumandanın sayılı eve girdiğini de hesap edersek..Aslında Amerika’yı çoktan geçmiş bile olabiliriz.  

RTÜK’ün ölçümlerine göre evlerin %46,7 sinde de birden fazla TV var! 3 ve 3ün üstünde TVsi olan evlerin oranı ise %11lere kadar ulaşmış!

Yani Türkiye,televizyonu ana yaşam kaynağı olan ’su’dan bile fazla tüketiyor! :)