Kaçış Planı
15 Mayıs 2008 tarihinde gülnur tarafindan yazildi. 8 yorum
Ne zamandır sosyal mesaj içeren işlere yer vermiyordum,buyrun bakalım…
Kampanyamız İtalya’dan..McCann-Ericksonn ajansın,ENPA(Ente Nazionale Protezione Animali) için hazırlamış olduğu görsellerde çeşitli şekillerde tutsak edilmiş hayvanların kaçış planlarına yer verilmiş.İnsanın aklına direkt hayvanat bahçelerinde,sirklerde demir parmaklıkların ardına hapsedilmiş hayvanlar geliyor belki ama onlar(ENPA) için durum daha da vahim.Fanusta beslenen balıkların bile işkence mahiyetinde tutsak edildiğini düşünmüşler
Akvaryum balıklarının aç bırakılmadıkça doğal ortam aramadıklarını duymuştum ama… Neyse,görsellerimiz birbirinden şirin.İnsana içerden bir yerden "yazııık" dedirtiyor.Gizli bir duygusal hitap var sanki..

İmajların boyutlarını biraz küçültmek zorunda kaldığım için bazı ayrıntılar tam olarak gözükmüyor.Ben size ufak ufak açıklamalar yapacağım..
Daha önce de söylediğim gibi 3 hayvanın kendi kaçış planlarına yer verilmiş.Numaralandırılarak kaçışın her aşaması şekillendirilmiş.Balığımız birinci aşamasında kendisini tasvir etmiş,2.aşamada sahibinin(ya da herhangi bir misafirin) elini ısırırken görülüyor,3.aşamada eli ısırılan kişi refleks haliyle elini fanustan çıkarıyor,4.aşamada balığımız sahibinin elini bırakıyor ve gitmek istediği sularda görülüyor…

Bu kaçış planı da bir kuşun..İlk aşamada kendini tasvir ediyor,ikinci aşamada(ki aşamalar bu sefer numaralandırılmamış) 4 konserve ıspanak görülüyor.Kuşumuz Temel reis hesabı,güçlenerek kafesin tellerini aralayabileceğini ve sonunda arkadaşlarının arasına katılabileceğini düşünüyor.

Bu seferki hayvanımız ise sevimli bir fare.O da diğerleri gibi kendini tasvir ediyor öncelikle.2.aşamada yemekten vazgeçeceği peynir görülüyor.Diyet yaparak bütün engelleri aşabileceğini ve gitmek istediği yere gidebileceğini düşünüyor bu zavallı hayvancağımız..
Görsellerin hepsi birbirinden sevimli olmuş.Buarada köşelerindeki kağıt parçalarında İtalyanca şu sözlere yer veriliyor: Un animale in gabbia ha un solo desiderio:scappare..Yani tutsak altındaki bir hayvanın düşünebileceği tek şey kaçmaktır…
ENPA’nın İtalya’daki uluslararası hayvanları koruma örgütü olduğunu hatırlattıktan sonra,künyemize göz atalım..
Advertising Agency: McCann-Erickson Italy
Art Director: Matteo Civaschi
Copywriter: Gianmarco Milesi
Photographer: Thomas Lavezzari
Published: January 2008
.jpg)

Çok doğru demişler aslında.
Ama
İnsanın da en yakın dostları hayvancıkları olabiliyor nitekim.
Benim de Mario efendiyi içeri alma sebeplerimin en başında gelir bu tutsaklık hadisesi, haberiniz olsun efem.
muu
ama ben sana içeri alma demiştim.ben ona eziyet,zulüm olsun diye dışarda bırakıyorum onu,bilmiyormusun sanki?:D delii,bizi dinlemiyor ondan sonra,azcık terbiye vermemiz lazım
(yazıyı da başkası yazdı sanki..:) )
hayır terbiyesiz olunca ne olacaksa?
alt tarafı bir havlu yahu.
her ne kadar burnumuzun direkleri kırılsa da adamın tek zevki havlu.
Fareyi ne kafesliyicem abi zaten, uzak olsun. Aslında bir bakıma haklılar. Mesela benim de bir muhabbet kuşum vardı. Sürekli düşünüyordum acaba salsam mı şöyle bahçeye diye, sonra 1 gün bile dayanamaz telef olur ölür gider hayvan diye vazgeçiyordum. Böyle böyle 16 yıl düşündüm, sonra hayvancağızın eceli geldi, kafesinde can verdi. Dışarıda olsa yaşayamazdı ama 16 sene, insan gibi yaşadı vallahi.
16 sene yaşayan kuş mübarek kuştur diyor eşim:) ben de aynı şeyi düşünüyorum.kuş değilmiş o,kuş taklidi yapıyormuş
16 yıl yaşayan kuş ! bizim muhabbet kuşu 6 sene yaşadı diye hava atıyordum, daha ağzımı açmam